Birleşmeye, örgütlenmeye kapitalizmi yıkmak için mücadeleye

Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML) 1 Mayıs’ta dünyanın tüm işçilerine ve ezilen halklarına kapitalizme ve emperyalist saldırganlığa karşı birleşme, örgütlenme ve ortak mücadele çağrısı yaptı. Açıklamada, halklara işsizlik, yoksulluk ve savaş dışında bir gelecek sunmayan bu düzenden tek kurtuluşun kapitalizmi yıkmak için birleşmek olduğu vurgusu yapıldı. Türkiye’den Emek Partisi’nin (EMEP) de bileşeni olduğu CIPOML’nin 1 Mayıs açıklamasının tam metnini yayınlıyoruz:

KAPİTALİST SALDIRIYI ANCAK BİRLEŞMİŞ İŞÇİLER PÜSKÜRTEBİLİR

Bütün ülkelerin proleterleri, emekçileri, ezilen halklar!

Proletaryanın uluslararası mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’a, emperyalist saldırıların arttığı bir ortamda giriyoruz. Büyük işçi kitlelerini yıkıma uğratan uzun kriz yılları boyunca burjuva hükümetler ve büyük sermayenin kurumları iş, refah ve iyi yaşam koşulları sağlayacak bir ekonomik iyileşme vaadinde bulundu. Fakat işçilerin ve halkların sıkıntıları sona ermedi. Hükümetlerin krizden çıkmak için aldığı tedbirler bizlere yeni fedakarlıkları dayatıyor.

Fabrikalardaki sömürü dayanılmaz boyutlara ulaşırken işsizlik sorunu da işçileri ve gençleri vurmaya devam ediyor. Dünya çapında 200 milyonu aşkın işsiz, kapitalizmin artık garanti edemediği bir iş bulmaya çalışıyor. Yoksul çiftçiler, balıkçılar, küçük esnaf ve zanaatkarlar, emekliler kapitalizmin boyunduruğu altında kıvranıyor. Ağır vergi yükü yoksul halkın omuzlarına bindiriliyor.

1 Mayıs’ta alanları doldurarak kendi taleplerimize sahip çıkalım; işçi sınıfına ve diğer sömürülen kesimlere yönelik düşmanca söylemleri yerle bir edelim!

Sermayenin saldırılarına karşı proletaryanın güçlü sınıf cephesini kuralım; kapitalistlere, zenginlere ve onların hükümetlerine karşı kendimizi birlik halinde savunmak için her tür eğilimden işçileri birleştiren mücadele örgütlerini yaratalım!

Kapitalist saldırıyı geri püskürtmek, işçilerin haklarının gasbedilmesini engellemek ve insanın insan tarafından sömürüsünü ortadan kaldıracak mücadeleyi güçlendirmek, ancak işçi sınıfının geniş kitlelerinin direnişini bir tek cephede örgütlemekle mümkün olacaktır.

GERİCİLİĞE VE IRKÇILIĞA KARŞI 1 MAYIS’A!

Son yıllarda egemen sınıflar kendi “demokrasi” ve “özgürlük” anlayışını demagojik olarak göklere çıkardı. Fakat bu sınıf uzun süredir kitleler için sadece baskı ve gericilik üretiyor ve bu durum dünyada giderek yayılıyor. Krize, ekonomik ve siyasi istikrarsızlığa çözüm bulmak için burjuvazi gerici, kibirli ve otoriter hükümetler kuruyor. İşçilerin demokratik haklarını şiddetle eziyor, toplumsal protestoların bastırılmasını ve suç unsuru olarak sayılmasını yönetim biçimi olarak güçlendiriyor.

Patronlar ve hükümetleri, toplu sözleşmeleri ortadan kaldırma hedefiyle işçi sendikalarına saldırıyor. İşçi sınıfının mücadelesini yasa dışı kılmak amacıyla grev ve örgütlenme hakkı sınırlanıyor, hatta inkar ediliyor.
Emperyalist güçler ırkçılık ve yabancı düşmanlığını yayıyor; günah keçisi haline getirilen göçmenlere karşı güvenlik politikaları ve yasaları dayatılıyor. Emperyalizm gericilik ve toplumsal ve ulusal baskının yoğunlaşması olarak kendisini dayatıyor. Burjuva demokrasisi parçalanmış ve tekellerin açık diktatörlüğünün korkunç yüzüne bürünmüştür.

1 Mayıs’ta her yerde gerici ve faşist politikalara, baskılara, halk karşıtı uygulamalara, yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa karşı gösteri yapalım!

HALK CEPHELERİYLE DİRENİŞİ BÜYÜTELİM!

Emperyalizmin ve burjuvazinin antidemokratik politikalarına, hak ve özgürlüklerimizin tasfiyesine karşı, duruma uygun geniş halk cepheleri yaratarak direnişi güçlü kılalım!
Burjuva gericiliğini durdurmak, faşist güçleri yenilgiye uğratmak, halkların ezilmesine son verecek gerçek işçi ve halkçı hükümetlere giden yolu açmak ancak kapitalizmin tüm kurbanlarını işçi sınıfı etrafında birleştirmek, gerçek proleter, sol, tutarlı demokratik, antiemperyalist ve antifaşist güçlerin halk ittifaklarını ve cephelerini örgütlemekle mümkündür.

EMPERYALİST DEVLETLER GERİCİLİĞİ KULLANIYOR, SAVAŞLARI KIŞKIRTIYOR!

Emperyalist güçlerin hükümetleri ve onların uluslar üstü kurumları (BM, IMF, EU, vb.) barıştan söz etmeye devam ediyor. Fakat İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne kadar hiçbir zaman bu kadar çok savaş ve gerginliğe, gerici iç savaşa ve silahlanma yarışına tanık olmadık.

Artan eşitsiz ekonomik gelişme, pazar ve ham madde kaynakları için amansız rekabet, nüfuz alanlarının kontrolü, krizin yükünü rakiplere yükleme çabası, emperyalistler ve kapitalist haydutlar arası çelişkileri her geçen gün daha da görünür kılıyor.

EMPERYALİSTLERİN SAVAŞINA KARŞI HALKLARIN MÜCADELESİ!

Yağma savaşları emperyalist burjuvazinin iç ve dış politikalarının temel unsuru haline geldi. Bunun sonuçlarını Afrika, Ortadoğu, Asya, Doğu Avrupa ve Latin Amerika’daki silahlı çatışmalarda ve emperyalist müdahalelerde görüyoruz.

Emperyalist güçler arasındaki lider konumunu sürdüren ABD, diğer güçlerin yükselişini kendi kontrolü altında tutmak istiyor. Çin, Rusya, Almanya ve diğer emperyalist ve kapitalist ülkeler Kuzey Amerika’nın hakimiyetini giderek daha az hissettiriyor ve dolar rejimini kırmayı ve kendi çıkarlarını gerçekleştirmeyi hedefliyor. Fransa ise kendi etki alanlarını silahla koruyor.

Emperyalistler egemenlik mücadelesinde milliyetçiliği kışkırtarak, kökten dinci grupları finanse ederek yeni askeri müdahalelerin koşullarını oluşturmak, egemen ülkeleri parçalamak ve ilerici halkçı ve ulusal mücadeleleri ezmek istiyor. Emperyalist çelişkilerin yükü sistematik olarak ezilen halk ve ülkelere yükleniyor; acımasız saldırılara rağmen kendi geleceğini tayin etme mücadelesinden vazgeçmeyen Filistin ve Kürt halkları örneklerinde olduğu gibi.

1 Mayıs’ta tıpkı faşizmin yenilgiye uğratılmasının 70. yıl dönümünde olduğu gibi, emperyalist savaş tehlikesine karşı büyük gösteriler düzenleyelim!

İşçi sınıfının ve halkların, devrimci güçlerin, ulusal direnişlerin antiemperyalist birlik ve mücadelesiyle savaş kışkırtıcısı hükümetlerin girişimlerini engelleyebiliriz.

Emperyalizmin savaşçı ve saldırgan politikalarını, doğal kaynakların yağmalanmasını, silahlanma yarışını, kanlı gerici ve emperyalist terörü durdurmak ve halklar arasında barış ve dayanışma politikalarını güçlendirmek, sosyalizme giden yolu açmak ancak işçilerin birliği ve uluslararası dayanışmasıyla mümkündür.

İŞÇİ SINIFI SAVAŞ ALANINA GERİ DÖNÜYOR!

Bütün ülkelerin proleterleri, emekçileri, ezilen halklar! Yoğun kapitalist saldırıya, gerici politikalara ve savaş rüzgarlarına rağmen, daha fazla geri çekilmek, krizin ve sömürenlerin ekonomik “iyileşme”sinin faturasını ödemek istemeyen işçilerin mücadeleleri ve hareketleri her geçen gün büyüyor.

İşçi sınıfı güçlenerek savaş alanına geri dönüyor. Hindistan’dan Türkiye’ye, Brezilya’dan Çin’e, Yunanistan’dan Polonya’ya, Avustralya’dan Kanada’ya, Meksika’dan ABD’ye kadar birçok ülkede sömürü rejimine, işsizlik ve yoksulluğa karşı protestolar yükseliyor.

Milyonlarca işçi, madenci, sömürülen emekçi, ulaşım emekçileri, vs. iş ve ekmek talebiyle greve gidiyor. Toplusözleşmelere ve sendikalara saygı gösterilmesini istiyor, sosyal haklarının altını oyan yasaları ve projeleri reddediyor, fedakarlıklara, işten atmalara, ücretli köleliğe hayır diyorlar.

Milyonlarca yoksul çiftçi, küçük üretici ve kamu çalışanı, yaşam ve çalışma koşullarının kötüleşmesine karşı, sosyal hizmetlerdeki kesintilere karşı, tekellerin toplumun büyük çoğunluğu üzerindeki baskıya son vermek üzere ayaklanıyor.

Gençler ve öğrenciler iş için, kamu eğitiminin korunması için, burjuva hükümetlerin ve mali oligarşi kurumlarının neoliberal programlarına karşı aktif mücadele yürütüyor.

İşçi sınıfına ve ara sınıflara mensup kadınlar ezilen cinsiyet olmaya, baskı ve sömürünün artmasına, savaş politikalarına ve çevresel tehlikelere karşı direnişin ön saflarında yer alıyor.
1 Mayıs’ta işçi sınıfının ve diğer emekçilerin devrimci güçlerini gözden geçirip kapitalist saldırılara, gerici politikalara ve emperyalist savaş tehlikesine karşı ezilenlerin ve sömürülenlerin mücadele birliğini güçlendirelim!

KAPİTALİZMDEN TEK ÇIKIŞ SOSYALİZMİ KURMAKTIR!

İşçilerin ve halkın mücadeleleri güç kazanıp radikal bir hal alırken revizyonist, sosyal demokrat ve oportünist liderler kendi sınıf iş birlikçi politikalarını gündeme getiriyor. Sözünü ettikleri “reformlar” kapitalizme yardımcı olmayı ve toplumun mevcut temelini korumayı amaçlıyor. Burjuvazi ile ortak cephe kurup popülizmin ve faşizmin doğasını kitlelerden gizliyorlar. İşçi sınıfını mücadeleden uzak tutmak ve kapitalist saldırı karşısında onun güçlerini bölmek, ideolojik, politik ve örgütsel silahlarından arındırmak istiyorlar.

Burjuvazinin ve yardakçılarının propagandalarına rağmen, gerçekler gösteriyor ki kapitalizm ne kitlesel işsizliği, yoksulluğu, faşizmi ve savaşları ortadan kaldırabilir ne de kadınların, erkeklerin ve gençlerin çoğunluğuna iyi bir yaşam, barış ve toplumsal gelişme içeren bir gelecek sunabilir.
Bu nedenle kapitalizm proletaryanın ve halkların devrimci mücadelesi tarafından yıkılmalı ve yerine daha ileri bir sosyal ve ekonomik düzen olarak sosyalizm kurulmalıdır; kapitalizmin çıkmazından tek kurtuluş yolu budur.

İŞÇİLER ÖRGÜTLÜ SİYASİ MÜCADELEYE!

Tarih göstermiştir ki iktidar mücadelesinde proletaryaya önderlik edecek gerçek Marksist-Leninist partiler olmadan, oportünizme karşı mücadele etmeden emperyalizmi yıkmak, sosyal ve ulusal kurtuluş hedeflerine ulaşmak, burjuva özel mülkiyeti ortadan kaldırmak ve sosyalist planlı ekonomiyi inşa etmek mümkün değildir.

Bu nedenle 1 Mayıs’ta bütün ülkelerin ileri işçilerini, Marksizm-Leninizm ve proletarya enternasyonalizminin bayrağı altında birleşerek güçlü komünist parti ve örgütler inşa etmeye, mevcut olanları geliştirmeye ve devrimci proletaryanın uluslararası birliğini güçlendirmeye çağırıyoruz.

Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü!

Yaşasın faşizme karşı zaferin 70. yıl dönümü!

Her yerde birlik halinde büyük gösteriler gerçekleştirelim!

Bütün ülkelerin kadın ve erkek işçileri ve ezilen halklar, birleşin!