Filistin halkının ulusal kurtuluş mücadelesini destekliyoruz

Filistin halkı 70 yılı aşkın bir süredir Siyonist saldırıya karşı mücadele ediyor. On binlerce hayat feda edilmiştir ve tüm iniş çıkışlarına rağmen ulusal bağımsızlık mücadelesini sürdürüyorlar.

İkinci olarak, bu mücadele Siyonist işgalcinin belli bir hükümetine karşı değil, işgalin kendisine karşıdır. Siyonist rejim işgal demektir, milyonlarca Filistinlinin kendi topraklarından sürülmesi ve yerlerine diğer ülkelerden milyonlarca Yahudi göçmenin ve yerleşimcinin getirilmesi demektir. Siyonistler, toprakları işgal edilen milyonlarca Filistinliye karşı bir aparteid rejimi empoze etmiştir. Israil Siyonizm’i ırkçılık, savaş suçları, insanlık suçları, Filistinli çocukların öldürülmesi ve mahkum edilmesi demektir. Siyonizm aynı zamanda Mısır, Ürdün, Suriye ve Lübnan’a karşı askeri saldırganlık demektir. İsrail Siyonistleri Azerbaycan topraklarında askeri üsler kurdular. Golan Tepeleri’ni işgal ettiler, yüzlerce nükleer başlık yığdılar.

Üçüncü olarak, dünyadaki komünist ve demokratik güçlerin Siyonizme karşı mücadelesi, İsrail devletinin gayrimeşru rejimini reddetmek, işgale ve aparteid politikasına son vermek demektir. Filistin halkının meşru mücadelesine desteklerinden dolayı kendileri de İsrail devletinin zulmüne uğrayan Siyonizm karşıtı Yahudiler de dahil olmak üzere, adalet ve özgürlükten yana olan tüm demokratları ilgilendiren bir mücadeledir bu. Filistin toprakları, ister Yahudi, ister Hristiyan, ister Müslüman olsun, dinlerinden bağımsız olarak yerli halkın ortak topraklarıdır. Yahudi düşmanlığıyla mücadele, dünya çapında bu düşmanlığın örgütlenmesinin en büyük kaynağı olan ve tarihi çarpıtarak Filistinlilere karşı uygulanan sistematik soykırımdan dikkatleri uzaklaştırma amacı güden Siyonizm ile mücadele olmaksızın mümkün değildir.

Dördüncü olarak, Birleşmiş Milletler Bildirgesi bile, toprakları işgal edilen halkların, silahlı mücadele de dahil olmak üzere her türlü mücadelesini yasal olarak kabul etmektedir. Filistin halkının anavatanlarını kurtarma mücadelesi meşrudur ve saldırganlarla barış mümkün değildir. Geleceklerini tayin etme hakkı ne emperyalist ve Siyonistlere ne de gerici Arap liderlerine değil yiğit Filistin halkına aittir.

Filistin halkına karşı uygulanan baskıyı ve soykırımı şiddetle kınıyor, Siyonistlere ve emperyalist efendilerine karşı yürüttükleri mücadeleyi destekliyoruz.

Birçok farklı cephede ortak düşmana karşı ve işgalcileri kovmak için mücadele veren tüm güçlerin mücadelesini de destekliyoruz. Bu formel bir destek değil, Filistinlilerin bölgede Siyonist hakimiyeti sona erdirme hakkının teyidi ve Filistinlilerin ulusal kurtuluş hakkının tanınmasıdır. Filistinli Yahudiler, Müslümanlar ve Hristiyanlar, demokratik ve laik Filistin Devleti’ni kurma ve savunma hakkına sahiptir. Bölgede barış ve refahın sağlanması ve yarım yüzyıldır devam eden yasa dışı işgalin ve İsrail hegemonyasının yarattığı gerginliğin sona erdirilmesi için gereklidir bu. 

Yaşasın Filistin halkının mücadelesiyle dayanışma!

Kahrolsun Arap topraklarının Siyonist işgali!

Uluslararası Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Konferansı

Şubat 2021